sabri 的个人资料sabri adlı kullanıcının ...照片日志列表更多 工具 帮助

日志


    4月19日

    Konuşulan konu aşkımı itiraf ediyorum

     

    Alıntı

    aşkımı itiraf ediyorum

     

            

     

     Alıntı

    5

     

     

    Sen bilemezsin yağmurum ben
    Düşerim semadan ellerine
    Islatırım yanağını, saçını
    Sırılsıklam olursun
    Dokunurum tenine nerden bileceksin

     
     
    MySpace and Orkut Rose Glitter Graphic - 1
     
     
    GECE KARANLIKTI...

    gece karanlıktı
    senden ayrılma zamanım
    yaklaşan bir yalnızlıktı
    henüz yakın konuşuyorduk
    tebessüm dudaklarında
    ayrılık öfkesi gözlerimdeydi
    yinede karanfil sundum sana
    sen ürkek dudaklarınla uçurdun hüznü gövdenden
    belkide duygularım dağdan ılık iniyordu
    ürkek ve titrektin
    ben üşümüyordum
    sana olan sevgim bütün zamanlardanda öteydi
    ama talan edilmiş bir aşkın ortasındayım
    yani kanlı bir hüzünle taşıyorum seni omuzlarımda

    sonra
    ay çıksa da
    uçsak deli rüzgârlarla
    gök-bulutlarının arkasına diyorduk ikimiz: içimizden
    baktık ki
    ay tutuldu
    kar da yoktu
    kuş sesleri
    deniz kokusu
    karanlık
    ve yitip giden bir hayatın
    çelik gözlerindeydik
    sonra denizde gölgelendi
    yağan iklimsiz bir yağmurdu: tam üstümüzde
    umutla ve şifresiz baktım gözlerine:
    kirpiklerin ıslak
    dudakların öpülesiydi
    o an bir kitap olsaydı yanımda
    birer birer yırtıp atardım bildiklerimi
    sonra seni
    denizi olmayan bir dünyaya
    yerçekimsiz bir sevdaya götürürdüm
    ve tanıklık etmesi için bütün yıldızları ayağına indirirdim
    bildiğim bütün kaygıları
    elimin tersiyle yırtılmış sayfalara gömerdim
    ve zulamda sakladığım bütün derinlik sözlerini
    o an kalbime atardım
    belkide kanıyordu yüreğin
    ama inan ki okşardım seni

    gece karanlıktı
    baktık ki
    ay tutuldu
    gördüğüm sen değildin
    yüzü buluta batmış bir deniz gibiydin
    akmaya hazır yaşlar vardı gözlerinde
    bense patlamaya hazır bir atom olmalıydım
    kendim olmadan ayrılacaktım senden
    ama bulutlara gizledim kendimi
    ki yüzün gülüyordu
    oysa
    sevişmenin tam vaktiydi
     


       

    RUHUM ÇIPLAK ÇEKER GİDERİM

    Kaçan kovalanıyor
    Bu hep böyle bilinir
    Nasıl olsa sen de birgün,
    Yanardöner olur gidersin
    Selam etme de gör,
    Bende selamı sabahı keser giderim
    Hem zaten sebepsiz de değildir gitmelerim
    Sen olmadın ki yanan m e c n u n u m
    Olsun,inan dert değil, aşkım kendine döner,
    Leylâ olur bu yüreğim
    Alır gönlümü ruhum çıplak çeker giderim...
    Bir kez olsun sahici,akıllı ol
    Her gidişin,kör bıçak gibi saplanıyorken
    Gideceksen git,yada gitme baki ol
    -Gönül bu,çeker
    Çek çekmesini bilirsen!
    Sen olmadınki,baki k a l a n ı m
    Olsun,inan dert değil gönül
    Ola ki,anılarım olur bana baki kalanım
    Alır gönlümü,ruhum çıplak çeker g i d e r i m...

    Sana küsmedim,küsülmezsin bilirim-bilirsin
    Kaçgöçüm utandım,sanma ki sana naz ederim
    Usandım serzenişli kördüğümlerden
    Sen olmadın ki küstüm ç i ç e ğ i m
    Olsun,inan dert değil gülüm
    Küs gözüm,canım olur çiçeğim
    Alır gönlümü,ruhum çıplak çeker g i d e r i m...

    Yalnız bana bakan iki çift göz isterim
    Söyle,bundan başka hayattan ne beklenir
    Yârene şükran olurum,yâren yanında.
    Sen olmadın ki,bir iki çift g ö z ü m
    Olsun,inan dert değil,özüm olur;
    İki gözüm canım yârenim
    Özümserim,
    Alır gönlümü,ruhum çıplak çeker g i d e r i m...

    Bulutlar çekilmiş,birer birer aradan
    Kalpler taştan,gözler zift yesin
    Hani kanatlanıp uçacaktı gök güvercinlerim
    Sen olmadın ki gök g ü v e r c i n i m
    Olsun,inan dert değil,meleğim,yine de kanatlanır;
    Uçar bu yüreğim
    Alır gönlümü,ruhum çıplak çeker g i d e r i m...

    Yaradan aşkıyla tek gönlü ganiyim
    Bir kula heder olur sönmez ışık yılım
    Dünyası bir pula dönmez yanardağım
    Sen olmadın ki,ruhum gönül b a ğ ı m
    Olsun,inan dert değil,ruhum olur efendim;
    Canım tek gönül bağım
    Alır gönlümü,ruhum çıplak çeker g i d e r i m...

    Kimse sormuyor neden
    Nedense istenilen tez hemen
    Doğarken,sen olmadın ki,
    Doğum,ölüm y ı l ı m
    Olsun,inan dert değil,ruhum benim
    Yine doğar,ölür bu beden de canım
    Alır gönlümü,ruhum çıplak çeker g i d e r i m...


     

    ...::: ALDIRMA GÖNÜL :::...

    Boşver be gönül aldırma
    Bu gördüğün ilk yanlış değil
    Bu sana atılan ilk kazık değil
    Bu ilk arkandan vuruluşun değil
    Elbet birgün sesin duyulur
    Elbet birgün derdine dermanı yüce rabbim verir
    Sen yeterki aldırma
    Sen yeterki içimde artık yanma
    Kavurma benide ateşinin acısıyla
    Yakma be benide onun hasretiyle
    Hayatta hiçbirşey istediğin gibi olmadı
    Yalvardın yakardın sesini duyan olmadı
    Artık sussanda suskunluğunun sebebini soran bile olmadı
    Aldırma gönül,Aldırma......

     

    ...::: KADINIMSIN :::...

    Senin saçlarındı onlar, arzularımın tutunduğu yıllarca
    Ümitlerimin canı ellerindeydi, görüyorum
    Cümlelerin gibiydi özlemimin nâmeleri
    Kadınım diyebileceğim kadın gibisin sen

    ''Şefkât kokuyorsun,doğudan esen bütün yellerden''

    Yangınımın hepsi bu, bu kadar yanabilirim ancak
    Sende başladı,sende biter mi bilmem?
    Ateşim sensin, suyum sen
    Söndür söndürebilirsen

    ''Yollarında gölgem ağlıyor, sensizliğe yol alırken''

    Yakınsın sanki bana benden fazla
    Yakınsam, duymazsın sesimi oysa
    Ne çok kadın gördüm en güzelinden, bir bilsen
    Bir ellerin sürükledi yerlerde tutup gözlerimden

    ''Uğruna adanan adak gibiyim kendi kendimden''

    Ya seni önce yaratmış yaradan
    Ya beni geç bırakmış, hesap soramam
    Varsın ya, buldum ya seni, henüz ölmeden
    Dert etmem, varlığın güzel cümle alemden

    ''Kadınımsın, özüm benim, özgürlüğüm, canım dediğimsin gönülden''

    Senin cümlelerindi biriktirdiğim gırtlağıma kadar
    Söylemediler, içimde kaldın yıllarca
    Şimdi kan ağlasam kim anlar?
    Bir anam ağlar
    Bir de yıldızlar
    Senden uzak şehirlerin yıldızlarıdır onlar
    Özleminle daha parlayan, köşe bucak seni ararken benimle
    Kadınım buldum ya seni
    Yıldızlar kadar büyüğüm şimdi
    Yıldızlar sevinçten ağlar

    ''Kadınımsın, mısralarım benim, biriktirdiklerim ömür denilenden''

    Benim karargâhımdı o, yalnızlığına kurulan
    İçinde çocuklar büyürdü eli silahlı
    Kim kaçarsa vururlardı sevdadan
    Bendeydi tüm çocuklar, sana büyütürdüm
    Şimdi teninde bir kalem oynar
    Koca adam olmuş ufaklıklar
    Göğsüne yokluğuna yattığım zindan günleri karalar
    Göğsümde bir kadın yatar, uyandırma!
    Bütün düşlerim onda başlar
    Uyanırsam sabahlar ağlar

    ''Kadınımsın, uykusuzluğum, her damla gözyaşımsın benim ''

    Senin gözlerindi onlar, yerlere kadar eğildiğim önünde
    Hayalindi odama kilitlediğim, çıkıp giden anahtar deliğinden,
    Yalvarmadan geri dönmeyen
    Bekliyorum, gir içeriye açık kalan penceremden
    Öyle vur ki beni,bir nefeste öleyim kadınım diyemeden


    Ya da; bırak

    Sana kimsenin diyemeyeceği kadar yürekli,
    ....kadınım diyeyim en derinden

     

     

     

     ...::: KOLAY MI? :::...

    Kolay mı şimdi
    Kopartıp ömrünün bir parçasını dalından
    Yatırmak acımasız bir mitralyözün göğsüne

    Ayırıp bir parçanı bedeninden
    Başka şehirler gibi yaşamak
    Sancımak başka gecelerin ayazında
    Kolay mı
    Hasretin üç beş nöbetlerinde
    Duygusuz bir demir yığınıyla sevişmek

    Seni seviyorum diye haykıran
    Sesin kulaklarımda hala
    Ve ısıtmıyor beni üzerime serilen hiçbir yorgan
    Bu yabancı şehirde

    Güzelleşiyor günden güne
    Yüzümde yüzün
    Sesim sesinde dağlardan savrulan yankı

    Senindir dediğim ömrümü
    İstiyorlar şimdi benden bir hiç uğrunda
    Mayasına alın teri karışan
    Hamurumuzu soframızdan

    Bir parçam sende kanıyor hala
    Sende atıyor bir parçası kalbimin
    Ne olur içine dökme
    O coşkun ırmağı
    Boğulmaktan korkuyorum
    Karanlıklarında...

     

    Beni güzel hatırla!


    Bunlar son satırlar...
    Farzet ki, bir rüzgârdım, esip geçtim hayatından
    ya da bir yağmur sel oldum sokağında
    sonra toprak çekti suyu...
    Kaybolup gittim, belki de bir rüya idim senin için.
    Uyandın ve ben bittim...

    Beni güzel hatırla!
    Çünkü; sevdim seni ben, herşeyini...
    Sana sırdaş oldum, dost oldum,
    koynumda ağladın.
    Yüzüne vurmadım hiçbir eksikliğini,
    beni üzdün, kınamadım.
    Alışıktım vefasızlığa, el oldun aldırmadım...

    Beni güzel hatırla!
    Sayfalarca mektup bıraktım sana.
    Şiirler yazdım her gece, çoğunu okutmadım.
    Sakladım günahını, sevabını içimde
    sessizce gittim...
    Senden öncekiler gibi sen de anlamadın.


    Beni güzel hatırla!
    Sana unutulmaz geceler bıraktım
    sana en yorgun sabahlar...
    Gülüşümü, gözlerimi, sonra sesimi bıraktım.
    En güzel şiirleri okudum gözlerine baka baka,
    söylenmemiş "Merhaba"lar sakladım her köşeye
    vedalar bıraktım duraklarda.
    Ne ararsan bir sevdanın içinde
    fazlasıyla bıraktım ardımda.

    Beni güzel hatırla!
    Dizlerimde uyuduğunu düşün,
    saçını okşadığımı, üşüyen ellerini ısıttığımı,
    mutlu olduğun anları getir gözünün önüne.
    Alnından öptüğüm dakikaları...
    Birazdan kapını çalan kişi olabileceğimi düşün
    şaşırtmayı severim biliyorsun.
    Bu da sana son sürprizim olsun.
    Şimdi, seninle yaşanan günleri ateşe veriyorum
    beni güzel hatırla.

    Gidiyorum...

     

    MySpace and Orkut Rose Glitter Graphic - 1

    Sen benim gözümde bir hiçsin artık,
    Nefretim aşkımı aştı bu gece
    Bugün ki sözlerin söz müydü artık
    Son sözün sabrımı aştı bu gece

    Kolayca bitsin bu diyemedin de
    Salladın savurdun basiretsizce
    Hiç mi ders almadın onca gezdik de
    Yağmurun rahmeti aştı bu gece

    Yürümeyen neydi,ilişkimiz mi?
    Günüm sensiz bomboş deyişimiz mi?
    Sensiz yaşayamam çelişkimiz mi?
    Yalanın doğrunu aştı bu gece

    Evlenmek hayali kapımda idi
    Giriş kat evimin boyası yeni
    Mobilyan,takımın, alınmış idi
    Vuslatım tadını aştı bu gece

    Yemedim yedirdim ne varsa sana
    Üç kuruşum olsa verirdim daha
    Memurdum yoksuldum hatırlasana
    Hafızam haddini aştı bu gece

    Ayakların donmuş,üşümüştün de
    Gece yatamamış üzülmüştüm de
    Bir ay oruç tutup yememiştim de
    O çizmen boyunu aştı bu gece

    Yapılan söylenmez, gelmezmiş dile
    Allahtan beklenir kul bilmese de
    Kızgınlığım buna, sebep ise de
    Sabrım miadını aştı bu gece

    Onca gez toz benle,seviyorum de
    Sonra git nişanlan bir de ona de
    Şerefsizlik değil, nedir bu söyle
    Küfrüm edebimi aştı bu gece

    Sana son bir sözüm, nasihatım var
    Aldığım ahlakla bir terbiyem var
    Senin doğuran ana deyip geçmek var
    Saygım adabımı tuttu bu gece
    Gönlümün romanı bitti bu gece
    Hangisine yansam şimdi gün gece
    Ömrümden beş yıl gitti bu gece

    Bedirhan Gökçe

     
    MySpace and Orkut Rose Glitter Graphic - 7
     
     
     
     
     
    Yağmur yağıyor. Mutfak camındayım.
    Nasıl üşüdüğümübilemezsin.
    Menekşelerim çiçek vermiyor artık anne.
    Söylediğin gibi hep dibinden su verdim ama...

    Şimdi telefon açsam sana, sesini duymak da yetmiyor ki.
    Hep aynı cümleler; "Babamlar nasıl, ilacını aldın mı?"
    Nedenini bilmediğim bir ağlamak var içimde.
    Bir yerlere sığdıramıyorum yüreğimi. Bazen mutfakta
    dalıp giderdin yemek yaparken, tahta kaşıkla
    tencerenin başında öylece ne düşünürdün acaba?
    Özlemek çok fena anne. Anlamak seni; daha da fena...

    Omuzlarım ağrıyarak uyanıyorum sabahları.
    Benim kızımın omuzlarımı ovmasına daha çok var.
    Gittikçe sana mı benziyorum ben, ya da
    "Annenin kaderi kıza" dedikleri doğru mu?
    "Baban eskitir her şeyi kızım" demiştin bir kez,
    anlamamışım meğer, eskiyormuş anneciğim.
    Omzunu ovacak kalmıyormuş meğer aynı evin içinde.
    Şimdi duysan bunları ne üzülürsün; mutsuz mu kızım diye,
    çoktan kendinden vazgeçmiş bir sesle. Mutsuz değilim de anne,
    yağmura ve mutfağımdaki kedere çare bulamıyorum.

    Evimi topluyor, toz alıyor, patlıcan kızartıyor,
    televizyon seyrediyor, akşam çalan kapıyı açıyorum,
    açtığımı gören olmuyor.
    Pişirdiğim yeniyor da, güzel olmuş denmiyor.
    Çay demleniyor, demleniyor, demleniyor...

    Kederim mutfağımın her yerine yerleşiyor.
    Ah nasıl eskiyor her şey anne, nasıl eskiyor.
    Eskilerimi de atmaya kıyamıyorum. Seni çok özlüyorum.
    Bana yasakladığın bahçeler, sana da mı uzaktı hep?
    Gidemeyişine ağladın mı sende? Ne zaman eskiyor sevgiler?
    Ödenen bedellerin acısı geçince mi? İşte böyle,
    kalbimde bir acı. Şarkılar seni söyler.

    İclal AYDIN
     
     
     



    ...::: GÜL GÜZELİ :::...

    Hasretin bir kez yaksa,
    Ben bin kez doğuyorum küllerimden
    Öyle ki...
    Zümrüd-ü-anka yalan kalır yanımda...
    Sana bir kez düşsem,
    Milyon kez doğruluyorum
    düştüğüm yerden,
    Ve her ne zaman adın düşse dilime,
    Sen oluyorum;
    adın geziniyor dillerimde:
    Dua gibi...
    Seni soluyorum,
    nefes oluyorsun ciğerlerimde,
    Sigaramda duman,
    Ve yaram yüreğimde,
    ki kanamakta sen gelince,
    Gül güzeli!

     


    Sen diğer yarım, can tanem, gözümün nuru...
    Biliyorsun ki; geceler gündüzlere gebe, günler aylara, aylar yıllara...
    Yaşadıklarımız dünümüzde kaldı...
    Yeni bir güne merhaba dedik. G
    üneş ne güzel gülümsüyor bugün her zamankinden farklı...
    Yarın güneşi yine görebilecek miyiz?
    Benim yüreğimi ısıtan güneş değil ki senin tebessümün yanlızca...
    Gözlerine baktığımda okyanusun derinliklerini hatırlatıyor bana...
    Hani tüm güzellikleri barındırır ya içinde;
    Hem korkarsın derinliğinde kaybolmaktan engin denizlerin,
    hem merak edersin oradaki güzellikleri....

    Ummanlar kadar genişledi yüreğim artık
    ama yine de seni sığdıramıyorum oraya...
    Oraya ne kadar yakıştığının farkın da mısın?
    Güneşin, ayın, yıldızların gökyüzüne yakışması gibi;
    sanki yüreğimde havai fişekler rengarenk dans ediyorlar...
    Bir düş mü yaşananlar; öyle ise hiç bitmesin
    gözlerim sabahın ışıklarını görmesin...
    Gerçek ise rüya olmadığına inandırabilir misin beni?...

    Hep yanlış sevdalara çiçekleniriz ya bazen;
     bu kez doğru mevsimdeyiz inan...
    Sadece sevda bahçesine ekilen tohumlar yürekleri yaralacak kadar dikenli..
    .Onlara rağmen yağmurların sesini,
    güneşin nefesini hissedebilirsek
    damarlarımızda nadide bir kırmızı karanfil yetişecek bu bahçede...
    Herkesin nefesini kesecek, kanını donduracak...
    Sabret sevdiğim sabret yarınlar güzel olacak...

    Dokunmadan hissetmenin güzelliği,
    yürekten sevmenin asaleti bu sevda...
    Sahip olduğum en güzel hazinesin asla vazgeçemeyeceğim...
    Deniz dalgasından vazgeçebilir mi hiç? Y
    a rüzgar fırtınasından?
    Tıpkı benim senden vazgeçemeyeceğim gibi her türlü tehlikeye rağmen...
    Sabret sevdiğim sabret yarınlar güzel olacak...
     


     




    Seni nasil sevdigimi...

    Bilemezsin ki!

    Özlemek nasil olur özlemeyince...

    Hayal etmeyi,hayallerde yasamayinca ...

    Her nefeste hava gibi, su gibi içmedikçe...

    Bilemezsin ki!

    Nereye baksam sen varsin,

    Rüzgarda kipirdanan her yaprakta,

    Denizde oynasan her dalgada,

    Semadan yere düsen her damlada

    Göremezsin ki!

    Sevdam bana her geçen gün keder verse de,

    Sahit olan herkes "sen asiksin" dese de,

    Her parlayan hüzmeye sen diye süzülsem de,

    Sana her saniye, seviyorum desem de

    Duyamazsin ki!

    Gördügüm her rüyayi sana yorsam da,

    Insanlara umarsiz seni sorsam da,

    Akan gözyaslarimla kendimi bogsam da,

    Ömrüm boyunca her gün sen diye solsam da

    Sezemezsin ki!

    Sensizligi sevgilim...

    sen...

    Bilemezsin ki...

     

    4

     
     

    ...Unutmak seni!
    Dikenli tellerle sarıvermek bedenimi,
    Yok etmek göz bebeğimdeki cennetimi,
    Öyle bir şey ki, unutmak seni;
    Ellerimle dikip kefenimi,
    Yaşarken ölmek gibi..!
     
     
     
     
       
     
     
     
     
     

     
     
     

     
     
    DOST 
     
    Acı danslar raksediyor gözümde,
    Uyku girmez oldu gözlerime dost.
    Bir ateş ki sönmez yanar özümde,
    Derman gelmez oldu dizlerime dost.

    Kahbe felek hallerime gülüyor,
    Sanki bir nefeste bini ölüyor.
    Ben kaçtıkça o üstüme geliyor,
    İman etmez oldu sözlerime dost.

    Kara bahtım kör talihim elinden,
    Akort tutmaz ses çıkmıyor telimden.
    Fizan ülkesinden Yemen çölünden,
    Alev yetmez oldu közlerime dost.

    Aşkın kemendini boynuma attı,
    Cehennem harıyle özüm dağlattı.
    Öncüler cıkartıp yolum bağlattı,
    Teller ötmez oldu sazlarıma dost.

    Seherlerde bülbül gibi öttürdü,
    Karen ellerinde koyun güttürdü,
    Nem var ise haraç mezat sattırdı,
    Taşlar yetmez oldu tuzlarıma dost.

    Karakuşak girdim bitmez güreşe,
    Derdim anlatamam aya güneşe,
    Akıl sır ermiyor bu INCE işe,
    Kulak vermez oldu nazlarıma dost.

     
     
     
     

     
    MUTLULUK 
     
     Her gülen yüz,
    Parlayan gözde,
    Mutluluk var sanma sen dostum,
    Bak iyice gözlere,
    Gir gözden,in gönüle,
    Gör orda kopan fırtınaları,
    Her gülen yüz,
    Parlayan gözde,
    Mutluluk sanıp aldanma dostum
     
     

     UNUTMAK SENİ

     
     Dikenli tellerle sarıvermek bedenimi,
    Yok etmek göz bebeğimdeki cennetimi,
    Öyle bir şey ki, unutmak seni;
    Ellerimle dikip kefenimi,
    Yaşarken ölmek gibi..!
     
     
     
     
     
     
     
     
    α¢ı нαтıяαℓαяℓα вυ єν∂є,
    вιтмєктє güη уιηє кє∂єяℓι...
    ѕıкıℓ∂ıм вυ ѕєƒєя нαккєтєη,
    вüѕвüтüη ∂αğıттıм кєη∂ιмι...
    вєη вυ ѕααттєη ѕσηяα нιzαуα gєℓѕєм ηє σℓυя ؟
    вєη вυ ѕααттєη ѕσηяα ѕєν∂αуı вυℓѕαм ηє σℓυя ؟
    αкℓıмα gєℓєηℓєяι ѕöуℓємєм ℓαzıм,
    ℓαƒıмıη αякαѕıη∂α ∂υяυρ ∂öηмємєм ℓαzıм,
    єğιℓмє∂єη кıяıℓмα∂αη ∂ιм∂ιк αуαктα,
    нαттα вєℓкι вυ şєняι тєякєтмєм ℓαzıм...
     
     
     
     
     
     

    3

     

    İlk defa göz göze geldiğimiz anı hatırlıyor musun?
    Kaçamak bir buluşmasıydı bu gözlerimizin.
    Seni istiyordum, biliyordun... Bakışların duygulu,
    anlayışlıydı, özlemliydi zaman zaman.
    Bakışların bir şarkı söylüyordu hiç bilmediğim.
    Seni dinliyordum, bakışlarını dinliyordum.

     

    Dağbaşında apansız karşıma çıkan bir pınardı
    sanki gözlerin. Eğilip su içmek istiyordum
    kirpiklerinin arasından. İçimde yaktığın ateşi
    söndürmek istiyordum. Ama o ateş gitgide
    büyüdü işte! Şimdi biraz da sen yan artık,
    benim yanacak yerim kalmadı.

     

    Sensizlik Resimler

    İnanamıyorum, sen var mısın? İnanamıyorum
    bir türlü. Tuttuğum ellerin mi? Öptüğüm
    dudakların mı? Kim bilir? Belki de yoksun,
    berbir rüyâ görüyorum, biraz sonra
    uyanacağım. Herşey ansızın silinecek.
    Ne saçların kalacak ortalıkta, ne gözlerin.
    Yine kahredici yalnızlığıma döneceğim.
    Biraz daha yıkılmış, biraz daha sensiz.

     

    O gün ilk defa seni gördüm. Düşün, sen
    dünyaya geleliberi kaç yıl geçmiş aradan.
    Düşün, ne kadar çok özlemiştim seni.
    Öyleyse hiç gitme, ne olur? Vereceğin her
    kedere razıyım. Acıların en büyüğünü sen
    tattır bana, zehirlerin en şiddetlisini senin
    elinden içeyim. Ama gitme ne olur?

     

    Dudaklarım kurumuştu, içim yanıyordu.
    Suya hasret, kurumuş bir ot gibiyimdim.
    Yağmur olup yağdın üstüme, yaşardim,
    filizlendim. Sonra güneş oldun, hayat
    verdin bana, koku verdin, renk verdin.
    Şimdi bırakıp gidersen bir daha ve son defa
    yine kuruyacağım, dağılıp toz olacağım
    anlıyor musun? Çünkü senden sonra kimse
    gelmeyecek, biliyorum. Kimseler çalmayacak
    kapımı. Gidersen beni bana mahkûm edeceksin,
    keşke ölsem diyeceğim o zaman, keşke ölsem!

    Şimdi sendeyim, seninleyim, seni yaşıyorum.
    Beni bana bırakma!

    Sen olduğun için mutluyum. Sen olduğum için de.
    İstersen ben olma. Hiç benim olma.
    Ama bırakma beni ne olur?
    Beni, bana bırakma!

    Ümit Yaşar oğzcan

     

     

     

     

     
    Kaybolmak istiyorum gözlerinin içinde...
    Sen olmak istiyorum bir anlığına
    Kendimi senin kalbinle sevmek istiyorum
    Senin gözlerinden görmek kendimi
    En sevdiğim şarkıyı dinlemek istiyorum...
    Sen olup dolaşmak istiyorum sensiz sahilleri
    Senin ellerinle dokunmak yine sana
    En güzel sözleri fısıldamak istiyorum kulağına
    Senin dudaklarınla öpmek
    seni
    Sen olmak istiyorum bir anlığına...
    Belki o zaman sevebilirim kendimi,
    Seni sevdiğim gibi...
     
     

     

     

    Bir yararı olacağına inansam...
    Tutup ateşe vereceğim şu resimleri...!
    Sonsuz karanlıkta dahi
    Seni fark etmeyeceğimi bilsem...
    Çoktan kör ederdim gözlerimi...!

    Ayrılığın hakkını ver...!
    Anlamsız kıl tüm yaşanmışlığı...!
    Kalmayı beceremedin...!
    Bari gitmesini öğren...!
    Ne bileyim vur sırtımdan mesala...!
    Adı ayrılık olsun...!
    Gidişlerden gidiş beğen...!

    Tufan olup öyle git, bir zerren kalmasın ...!
    Tozu dumana kat ki giderken...!
    Hatırlanmayasın...!
    Selam o zaman ardında bıraktığın her derde...!
    Yeter ki gitmeler senin olsun... !
    Benim omzuma yükleme bunu...
    Ayrılık dert değil...!
    Ne yapar ne eder...
    Gidişine eklerim yokluğunu...!

    Uyumalara bile korkuyorum...
    Çık artık fikrimden...!
    Çok oluyorsun...!
    Böyle gitmek mi olur!
    Her gidişinde
    Kendini bende unutuyorsun !!!

                           


     


     

          
        

    2

     
     
     
     
     
     
     Gün-ahlar
     
     

    giydirmeğe  çalıştığın güz günahlar

    dar geliyor üzerime

    sen yorulma dilersen

    ben giyerim  günahları bahar  tenime
     
     
    -unutma - günahlar olmasaydı

    işleyebilir miydik sevapları seve- seve-
     

    sen çok iyi bilirsin

    korkusuz ve korunmasız yanlarımı

    ve hiç yorulmazsın  değil mi

    acıtmaktan yılmazsın
     
     
    -vur hadi durma vur

    görüşünde olmasam da

    sür sözlerini şarjörüne

    daha kaç yara açabilirsin ki tenimde-
     

    acımasız kör yanınla attığın

    tüm çizikler kanıyor mu sanıyorsun

    inan yanılıyorsun
     
     
    -çünkü sen kanattıkça

    durmaksızın dikiyor ölümsüz sabrım

    ne kan- ne can kaybı bekleme sakın

    bil ki kitapında olmayan  masalım artık-
     
     
    şimdi isterse ağlasın

    isterse sevgisiz  karanlığında

    yıldız - yıldız  parlasın

    o kurban olduğum gözlerin
     
     
    -ama günün secdesini her açtığında

    avuçlarını aç ve yakar tanrıya ki

    vicdanının sağır kapılarını açsın-
     
     
     
    -açsın ki yıkansın degaj-e  gün-ahların

    nedametin nurlu sularında

    yoksa teneşirde paklayamaz kirlerini

    yine ağlayan ben olurum ardında...
     
     

    OyuncakLarı Bırakıp YürekLerLe OynayaLı OyunLarın Adı A$K KaLdı !..

     

    Söyleyebildiklerim söylemek istediklerimin yanında okyanusta damla kalır... 

    Niceleri geldi neler istediler sonunda dünyayı bırakıp gittiler sen hiç gitmeyecek gibisin degilmi o gidenlerde senin gibiydiler!!!

     

     

     

     

    Uyandım birden seninle gece üçü bulmamış
    Bir bulut durdu gözümde, hasret bize uymamış

    Kalp kalbe karşı derler sende üzüldün mü?
    Ay bile çeker gider geceyi düşündün mü?

    Yanlızlık bende saklı
    Çıkmaz bir an dışarı
    Elimde bir fotoğraf
    O şimdi burda olmalı

    Kalp kalbe karşı derler sende üzüldün mü?
    Ay bile çeker gider beni hiç düşündün mü?

    Sensizlik bende saklı
    Çıkmaz bir an dışarı
    Elimde bir fotoğraf
    O şimdi burda olmalı...

     

     

    Bana Bir Şarkı Söyle

    Özledim sesini ne olur konuş
    Bir gül açtır zamanların ötesinden
    Karanlıklar içindeyim, kapkarayım bugün gel
    Gök mavisinden, deniz mavisinden
    Bana bir şarkı söyle
    İçimde bir şey kımıldıyor
    Gözlerim kan çanağı, yorgunum, uykusuzum
    Bir baksana ne haldeyim deli divane
    Yaralıyım, çaresizim umutsuzum
    Bana bir şarkı söyle
    Yağmur ol yağ üstüme, güneş ol ısıt
    Dökül karanlığıma ışıklar gibi
    Al beni, en uzaklara götür
    Sesin aksın içimde bir pınar gibi
    Bana bir şarkı söyle
    Bütün renkleri kat birbirine
    Buram buram bir turuncu getir geçen yazdan
    Bir tüy gibi, bir bahar dalı gibi
    Hafiften, inceden, güzelden, en beyazdan
    Bana bir şarkı söyle
    Bazan kar nasıl hazin yağar bilirsin
    Kurşuni bir gökyüzünden ağlamaklı
    İşte öyleyim, kapkarayım bugün gel
    En hüzünlü sesinle, en dokunaklı
    Bana bir şarkı söyle

    1932.gif

     

     



















     

     

     










    Bakmadığım kitap, defter kalmadı
    Lügatlere baktım onları aştı
    Âlimlere sordum aklı karıştı
    Bilemedim nasıl anlatsam seni?



    Gözlerim takılır çözülmez senden
    Gönlüm esir düştü san ki bir gölgen
    Sevdamın seyrini düşünürken ben
    Bilemedim nasıl anlatsam seni?



    O güzel cemalin güneşti aydı
    Kaşların kemandı kirpiğin yaydı
    Huriler bile sana hayrandı
    Bilemedim nasıl anlatsam seni?




    İçimde sana kanayan binlerce hece
    Ve şimdi hepsini kusuyorum


    Yerinde mi diye yokluyorum yüreğimi bazen
    Ve sonra biraz daha yokoluyorum..
     

     










    sabri

     

    Bekleyenler İçin


    Bir ayak sesi duymayayım
    Kapıya koşuyorum
    Gelen sen misin diye
    Bir sarı saç görmeyeyim
    Yüreğim burkuluyor
    Ağlamaklı oluyorum
    Her şey bana seni hatırlatıyor

    Gökyüzüne baksam
    Gözlerinin binlercesini görürüm
    Bir rüzgar değse yüzüme
    Ellerini düşünmeden edemem
    Yaktığım bütün sigaraların dumanları sana benzer
    Tadı senden gelir
    Yediğim yemişlerin
    İçtiğim içkilerin

    Ve içimdeki bu dayanılmaz sıkıntı
    Bu emsalsiz hüzün
    Seni beklediğim içindir
    Resmine bakamaz oldum
    Uykulardan korkuyorum artık
    Utanıyorum odamdaki bütün eşyalardan

    Şu sedir hala gelip oturmanı bekliyor
    Şu ayna karşısında güzelliğini seyretmeni
    Şu kadeh dudaklarına değebilmek için duruyor masada
    Ve şu saat geldiğin anda
    Durabilir sevincinden
    Zaman çıldırabilir
    Çünkü benim dünyamda
    Ölümsüzlük, seni sevmek demektir.
     

    Bir çocuk doğmayı bekler
    Bir ağır hasta ölmeyi
    Bitkiler yağmur ve güneşi bekler
    Yalnız bir kadın sevilmeyi
    Ve düşün ki bir adam
    İçinde bütün bekleyenlerin korkusu ve ümidi
    Seni bekler
    Asılmayı bekleyen bir idam mahkumu gibi
     

    Sen gelinceye kadar
    Pencerem kapalı duracak
    Rüzgar gelmesin diye
    Artık perdeleri açmayacağım
    Gün ışığı girmesin diye
    Sonra kahrolacağım
    Bu karanlıkta, bu derin yalnızlıkta
    Ve günlerce gecelerce haykıracağım
    Nerdesin diye, nerdesin diye


    Bir gün bu kapıdan sen gireceksin
    Biliyorum
    Ergeç bu bekleyişin bir sonu gelecek
    Yıllarca sonra
    Öldüğüm gün bile gelsen
    Bütün bu bekleyişlerimi ve öldüğümü unutup
    Çocuklar gibi sevineceğim
    Kalkıp sarılacağım ellerine
    Uzun uzun ağlayacağım


    Ümit Yaşar OĞUZCAN
     

    Bir alevdin içimde yakıpta kavuran,
    yağmur oldun gözümde hiç durmadan yağan,
    filizlenmiş yüreğimi açmadan solduran,
    can dostum yüreğim yanlış anladın.

    FİKRİMİN İNCE GÜL'ü

    Yanlış anladın.

    Merhaba bile demeden,
    sarılıp bir öpmeden,
    kırdın yüreğimi yanlış anladın,

    FİKRİMİN İNCE GÜL'ü

    yanlış anladın.

    bir sevdasın içimde çığ gibi büyüyen,
    hasret oldun gözümde durmadan tüten,
    filizlenmiş yüreğimi açmadan solduran,
    can dostum yreğim yanlış anladın,

    FİKRİMİN İNCE GÜL'ü

    yanlış anladın.

    merhaba bile demeden,
    sarılıp bir öpmeden,
    kırdın yüreğimi yanlış anladın,

    FİKRİMİN İNCE GÜL'ü

    yanlış anladın..

     

     

     

    GÖNÜL HIRSIZI DİYORLAR ,

    suçluyorlar, iftira ediyorlar.

    Sen hiç bir zaman, hiç bir şey çalmadın ki.

    Ne gönlümü çaldın,

    ne de sana adanan boşa geçecek zamanımı,

    ne de benden bir parça.

    Hırsız olamazsın, sen doyumsuz değilsin,

    hele gönülden yana asla.

    Şimdi, yoksa başkalarından mı medet umuyorsun?

    Böylesine isterik tavırlarının ardında yatan,

    elde etme ve yok etme hırsı mı?

    Sen böyle değildin inkar et ,

    yalan de,

    ben gönlünün hırsızıyım sadece de,

    gönlümde senin sevdandan

    başka sevdalara yer yok de,

    bu yeter bana , söyle...

    Yoksa ben mi yanılıyorum,

    gerçekten mi sevdin onları

    beni bile bu kadar sevmemişken,

    bana bile bu kadar katlanmamışken..

     

     




    ödünç hançer öldürmez beni

    bir küfür gibi kara
    kayış dilini ver
    binlerce kez açıklasam da
    dilini çözemediğim ihanet
    gel bir daha bende dene kendini
    ne sen öldürebiliyorsun beni bu cenkte
    ne ben yenebiliyorum seni

     

    yazıldığın mevsime çok su ver kendi izinden
    giden yolları suçlarından arındır
    arkanda kaldı seni ilerde bekleyenler
    unutkan şiirler, kopmuş alıntılar
    hiçbir zaman kullanamadığın hatıralarla
    kendine yazdığın yaşam öyküsü!



    ah, bu kadar aşk herkesi yanıltır
    gelme üstüme
    boşalmış yeminlerin bileği
    ben sandığın sözcüklere vuran aksimdir
    ödünç hançer öldürmez beni
    ya başka bir silah seç kendine
    ya bırak başkasının ellerine
    ölüm aşkın işidir



    kork benden sevgilim
    ahretin olurum senin
    bu kadar çok seven öldürmesini de bilir
    ben seni
    çok yanılmış kalplerin sağlamlığıyla sevdim
    gücümdü güçsüzlüğüm
    ey, izini sürdüğüm ruhumdaki kara gölge,
    büyüttüğüm oğullarımı bir bir elimden alan hayat
    yanıltma beni, beni bana yakıştır



    son darbeden önce ilk sözü söyleyemeyen!
    kolay değil ödenmiş hayatın katili olmak
    kör eder hançerini içimin gücü
    ölümü göze alan yaşamasını da bilir



     

    Kalbinize yakın bulduklarınızı çantada keklik sanmayın.
     
    Sıkıca asılın onlara, tıpkı hayata asıldığınız gibi...
     
    Çünkü onlarsız hayat da anlamsızdır.

    Hayatı çok hızlı koşmayın, nereden geldiğinizi ve nereye gittiğinizi unutmayın.

    Hayatın bir yarış değil, her saniyesinin tadı çıkarılması gereken güzel bir yolculuk
     
    olduğunu aklınızdan çıkarmayın.

    Dün tarih oldu...

    Yarın bir sır...

    Bugünün kıymetini bilin.


     


     





     

     

    sen

     
     
     


    İSİM KOY UNUTMAYACAKSAN....

    Vazgeç denemekten birkez daha,
    Vazgeçmek zamanı durduracaksa
    Hadi durma kahret belalara,
    Kahır seni kurtaracaksa.

    Aman unutma kayıplarını,
    Eğer geri kazandıracaksa.
    Parçala elde edemediklerin için kendini,
    Hepsinin eline toplayacaksa.
    Verme kimseye hiçbirşeyini,
    Bu elindekileri arttıracaksa.
    Paylaşma hiç insanlarla,
    Bu seni zengin yapacaksa.
    Ve yor kendini zayıflıkların için,
    Eğer seni güçlü kılacaksa.
    Dert et kendine her çileni,
    Sana derman verecekse.

    Durma üz kendini üzebildiğin kadar,
    Hatalarını düzeltecekse.
    Düşünme hiç şu anını,
    Düşüncesizlikse garantiliyorsa yarını.
    Ve kork ölümden ölesiye,
    Korkun seni ölümsüzleştirecekse...







    Dostları olmalı insanın,

    aynen gemilerin limanları gibi.
    Zaman zaman uğradığın ,yükünü boşalttığın,
    dalgalar dininceye kadar beklediğin koyunda
    Sonra açık denizlere uğurlamalı seni,
    geri döneceğin günü bekleme umuduyla.
    Bazen rüzgara o açmalı yelkenini,
    yanağına konan bir öpücüğün çoşkusuyla,
    halatlarını çözmeli,
    seni çok ama çok özlemeli.

    Dostları olmalı insanın;
    ermiş,bilge,hayatı ezbere okuyabilen.
    Düşünmediklerini düşündüren,
    seni bir cambaz ipinde,güvende tutabilen,
    gerektiğinde senin iç ateşi yutabilen,
    Yolunu ışıtan ustan olmalı.
    Şekillendirmeyi öğretmeli hayatın çömleğini.
    Sana vermeli soğuk bir kış gününde
    üzerindeki tek gömleğini...


    korkuyorum...

    *yağmuru sevdiğini söylüyorsun;

    ama yağmur yağınca şemsiyeni açıyorsun.

    *güneşi sevdiğini söylüyorsun;

    ama güneş çıkınca gölgeye kaçıyorsun.

    *rüzgarı sevdiğini söylüyorsun;

    ama rüzgar çıkınca pencereni örtüyorsun.

    *İŞTE BUNDAN KORKUYORUM;

    ÇÜNKÜ BENİ DE SEVDİĞİNİ SÖYLÜYORSUN!...
          
     
     

     

     

    rsun